<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Parça Pizza &#187; Oyun</title>
	<atom:link href="http://www.parcapizza.com/category/oyun/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.parcapizza.com</link>
	<description>Parça Pizza Blog</description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 Jan 2012 13:40:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.1</generator>
		<item>
		<title>Günde 1 Milyon Kişi Tarafından Oynanılıyor</title>
		<link>http://www.parcapizza.com/oyun/gunde-1-milyon-kisi-tarafindan-oynaniliyor.html</link>
		<comments>http://www.parcapizza.com/oyun/gunde-1-milyon-kisi-tarafindan-oynaniliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 30 Aug 2009 23:06:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Halo 3 En Çok Oynanan Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Halo 3 Oyunu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.parcapizza.com/?p=1805</guid>
		<description><![CDATA[Bazı oyunlar, kitleleri peşinden sürüklüyor. Bu tür yapımlara en iyi örneklerden biri de, Bungie ve Microsoft’un ortak çalışması. Teknoloji sitesi ShiftDelete haberine göre Bungie&#8217;nin Halkla İlişkiler Başkanı Brian Jarrard, geçtiğimiz günlerde IGN&#8217;e bir demeç verdi. Açıklamaya göre, oyun çevrelerinden ortalama 93&#8242;lük bir puan alıp büyük başarı gösteren Halo 3&#8242;ü hergün 1 milyon kişi oynuyor. Geliştiriciliğini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazı oyunlar, kitleleri peşinden sürüklüyor. Bu tür yapımlara en iyi örneklerden biri de, Bungie ve Microsoft’un ortak çalışması. Teknoloji sitesi ShiftDelete haberine göre Bungie&#8217;nin Halkla İlişkiler Başkanı Brian Jarrard, geçtiğimiz günlerde IGN&#8217;e bir demeç verdi.</p>
<p>Açıklamaya göre, oyun çevrelerinden ortalama 93&#8242;lük bir puan alıp büyük başarı gösteren Halo 3&#8242;ü hergün 1 milyon kişi oynuyor. Geliştiriciliğini Bungie, yayıncılığını ise Microsoft Game Studios&#8217;un yaptığı Ekim 2007&#8242;de sadece Xbox360 için piyasaya çıkan Halo 3, başarılı grafikleri, sesleri, oyun içi atmosferi, yapay zekası ve çoklu oyuncu sistemiyle oyuncuları kendine hayran bırakmıştı.</p>
<p>Ayrıca kendi haritamızı yapmamız ve oyunun hepsini baştan sona izleyebiliyor olma seçeneği çok beğenilmişti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.parcapizza.com/oyun/gunde-1-milyon-kisi-tarafindan-oynaniliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Starcraft 2 İmza Kampanyası</title>
		<link>http://www.parcapizza.com/oyun/starcraft-2-imza-kampanyasi.html</link>
		<comments>http://www.parcapizza.com/oyun/starcraft-2-imza-kampanyasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Aug 2009 09:43:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.parcapizza.com/oyun/starcraft-2-imza-kampanyasi.html</guid>
		<description><![CDATA[Starcraft 2&#8242;nin yapımcısı Blizzard, geçtiğimiz aylarda oyunu bekleyenlere üzücü bir haber vermişti. Bu haberin ardından oyunun fanatikleri imza kampanyası başlattı. 2010 yılından önce satışa sunulmayacağı açıklanan Starcraft 2, fanatiklerini çok üzmüştü. Kaldı ki oyunun LAN üzerinden oynanamayacağının söylenmesi de tam bir şok etkisi yaratmıştı. Nedeni de, Starcraft oyunu en çok LAN üzerinden oynanması. Blizzard, korsana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Starcraft 2&#8242;nin yapımcısı Blizzard, geçtiğimiz aylarda oyunu bekleyenlere üzücü bir haber vermişti. Bu haberin ardından oyunun fanatikleri imza kampanyası başlattı.</p>
<p>2010 yılından önce satışa sunulmayacağı açıklanan Starcraft 2, fanatiklerini çok üzmüştü. Kaldı ki oyunun LAN üzerinden oynanamayacağının söylenmesi de tam bir şok etkisi yaratmıştı. Nedeni de, Starcraft oyunu en çok LAN üzerinden oynanması.</p>
<p>Blizzard, korsana karşı önlem olarak yapılan planda, Starcraft 2&#8242;yi ancak Battle.net üzerinden oynanabileceğini açıklamıştı. Bu nedenle olsa gerek oyunun fanatikleri seslerini Blizzard&#8217;a duyurmak için çok değişik bir yol seçtiler. Blizzard&#8217;ın fikrini değiştirmek için imza toplayan fanatikler şimdiden 111 bin imzaya ulaşmış durumda.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.parcapizza.com/oyun/starcraft-2-imza-kampanyasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bionic Commando</title>
		<link>http://www.parcapizza.com/oyun/bionic-commando.html</link>
		<comments>http://www.parcapizza.com/oyun/bionic-commando.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Aug 2009 13:35:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Bionic Commando İnceleme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.parcapizza.com/?p=1782</guid>
		<description><![CDATA[80&#8242;li ve 90&#8242;lı yıllarda çocuk olanlar için iki tane önemli kahraman vardı. Bu adamların filmleri mutlaka izlenir ve herkes bir şekilde onlara özenirdi. Birincisi, Rambo olarak Sylvester Stallone, diğeri ise Terminator ve Commando rolleriyle Arnold Schwarzenegger. Şimdiler de Sly sarkık kaslarıyla orta yaş bunalımında bir adam. Arnold ise Kaliforniya Valisi olarak tanınıyor. Ama bahsettiğim dönemler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>80&#8242;li ve 90&#8242;lı yıllarda çocuk olanlar için iki tane önemli kahraman vardı. Bu adamların filmleri mutlaka izlenir ve herkes bir şekilde onlara özenirdi. Birincisi, Rambo olarak Sylvester Stallone, diğeri ise Terminator ve Commando rolleriyle Arnold Schwarzenegger. Şimdiler de Sly sarkık kaslarıyla orta yaş bunalımında bir adam. Arnold ise Kaliforniya Valisi olarak tanınıyor.</p>
<p><a href="http://www.parcapizza.com/wp-content/uploads/2009/08/bioniccommando.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1783" title="bioniccommando" src="http://www.parcapizza.com/wp-content/uploads/2009/08/bioniccommando.jpg" alt="" width="200" height="282" /></a></p>
<p>Ama bahsettiğim dönemler de çocuk olanlar onları hep, kasların ve silahların ustası olarak hatırlayacaklar. Tek kişilik ordu furyası bu adamlar, erkeksi tarzları ağır hareketleri az ama cool konuşma teknikleriyle hepimiz için kahraman olmuşlardı. Haliyle bu ikili gayri resmi olarak oyun dünyasına çok konuk oldu. En ünlüleri Contra&#8217;ydı. Bu ünlü platform oyunun kapağında resmen Arnold ve Sly&#8217;ı görüyorduk. Arnold, Predator filmindeki ünlü sahnelerinden birisiyle, Sly ise Rambo olarak çizilmişti. Diğer ünlü olan ise, konusu ve farklı özellikleriyle Contra&#8217;yı sollayacak olan Bionic Commando&#8217;ydu. Burada bu<span id="more-1782"></span> iki ünlü oyuncunun tek vücutta birleşmiş halini görüyorduk. Amerikan tarzı asker tıraşı, güneş gözlükleri, kasları ve biyonik koluyla, bu karakter tüm çocukların hayaliydi. Capcom&#8217;un bu oyununu diğer rakiplerinden ayıran en büyük özellik ise Spencer&#8217;ın biyonik koluydu. Bu sayede, sağa sola tutunup kendimiz yukarı çekebiliyorduk. Ya da sarkaç gibi sallanıp bir platformdan diğerine atlıyorduk. Bu sırada ise, karşımıza çıkan düşman askerlerini vuruyorduk. Bu kolun diğer özelliği ise Spencer&#8217;a müthiş bir güç vermesiydi. 80&#8242;ler de zaten bir biyonik ve robot furyası vardı. Herkes 2000&#8242;li yılarda bu tarz şeylerin çok yaygın olacağını düşünüyordu. Spencer bu koluyla, etraftaki ağır valileri düşmanın kafasına atabiliyordu. Bazı mermileri de durdurabiliyordu. Ancak Bionic Commando&#8217;da uzmanlaşmak ve tam zevkiyle oynamak gerçekten çok zordu. O yüzden uzun yıllar oynanmaya devam etti.</p>
<p>Geçtiğimiz yıl bu efsanevi oyunu günümüz grafikleriyle tekrar düzenlenmiş olarak oynama şansımız oldu. Bionic Commando Rearmed adlı oyunda, ilk oyunun tarzı koruyup orijinalliğini bozmayan eklentilerle başarılı bir tekrar yapım (remake) olarak tarihe geçmiş oldu. Aynı zamanda bu, efsanenin geri dönüşünün de habercisiydi. Capcom 20 yıl sonra, Bionic Commando serisinin diriltmeye karar verdi. İlk oyunun devamını anlatan, yeni bir oyun yapılıyordu. Oyun eski günlerin hatırına konsola daha önce çıkartıldı. PC&#8217;ler ise uzun bir bekleyişten sonra, bu sıcak yaz günlerinde, maceranın adı Nathan &#8220;Rad&#8221; Spencer ile tekrar buluşuyor. İlk oyunu tecrübe etmek ve hikayesini öğrenmek için Rearmed&#8217;ı tavsiye ederim. Ancak oynamak da ısrar edenler için ilk oyunun hikayesi kısaca şöyleydi. Commando oyunun kahramanı Super Joe, gizli bir görevdeyken kaybolur. Onu kurtarmak ve Imperial kuvvetlerinin ne yaptığını bulmak, FSA&#8217;nın (Federal States of America) yeni silahı süper asker Nathan Spencer&#8217;a verilmiştir. Ünlü Bionic Commando&#8217;muz göreve böyle başlar. Ancak ilerledikçe, hem FSA ile yaptığımız telsiz konuşmaları hem de düşmanın bilgisayarlarını hackleyerek öğrendiğimiz bilgilere göre, Imperial&#8217;lar Project Albatros kod adlı bir deney üzerinde çalışmaktadır. Zamanla Spencer bu projenin aslında Imperial&#8217;ın ünlü lideri, Master-D&#8217;yi diriltmeyi hedeflediğini öğrenir. Bundan sonra ise görevi arama kurtarmadan çok, esas gücünü test edebileceği bir bul ve yok et görevi haline gelir. Oyunun orijinal Japon sürümünde Imperial&#8217;lar Nazi İmparatorluğu, Master- D ise Hitler&#8217;in ta kendisiyiydi. Ancak Batı&#8217;da bu hikaye çok fazla tepki alınca, Capcom olayı Nazi&#8217;leri ve Hitler&#8217;i anımsatan kurgusal yeni isimlerle değiştirmeye karar verdi. Böylece tüm dünyaya yayılan ikinci versiyonla birlikte, her şey de değişmiş oldu.</p>
<p>Eski dostta yeni imaj</p>
<p>Nat Spencer, orijinal oyunda tam bir 80&#8242;ler tipiydi. Kamando pantolonu, saç stili, hafif ukala gülüşü, güneş gözlüğüyle birlikte o yılların aksiyon filmlerinden fırlamış gibiydi. Yeni oyundaki Spencer ise karakter tasarımı olarak günümüze aktarılmış. Artık daha hırçın ve günümüz insanı gibi halinden memnun olmayan bir tipi var. Saçları uzun ve rasta modelinde olmuş. Güneş gözlüğü takmıyor, yüzündeni ukala gülüşü kaybolmuş, yerine daha vahşi bir tipi var. Bu haliyle, Kurt Russel&#8217;ın hayat verdiği Snake Plissken karakterine benziyor. Ayrıca tipinde hafiften bir Lost&#8217;un Sawyer&#8217;ını andırma da var (bana Orlando Bloom&#8217;u anımsatıyor nedense? &#8211; Emre Acar). Nathan en son Master-D&#8217;yi yenmiş ve FSA için bir kahraman haline gelmişti. Ancak yeni oyunda, her şey çok daha farklı bir yerden başlıyor. Artık oyun daha karanlık bir ortama sahip. Spencer, emire itaatsizlikten dolayı hak etmediği halde hapishaneye atılmış ve orada idam edileceği günü bekliyor. Kolu kendinden alınmış. Bir zamanlar kahraman görünen ve imrenilen biyonik askerler artık, kendi devletleri tarafından istenmiyor. Kukla halkta hükümetin bu dediklerini düşünüp, biyoniklerin gücünden korkmuşlar ve sonuçta Biyonik Avı başlamış. Biyonik parçalara sahip olanlar, bulunduğu yerde yok edilmiş ya da bu parçalardan kurtulmaya zorlanmış. Böyle bir dönemde, Super Joe&#8217;nun başında olduğu T.A.S.C yetkisiz göstermelik bir birim. Esas amaçları, biyonik askerler yaratıp eğitmekten şimdi Joe üstün yetkili ama hiçbir işe yaramayan bir birimin başı</p>
<p>Bu karanlık dönem, kendi sorunlarını da yaratmış, dünyanın başı artık Bio-Reign adlı terörist grupla dertte. Adından da anlaşıldığı gibi, bunlar biyonik parçalara sahip insanlardan oluşan bir grup. İçlerinde eski, T.A.S.C elemanları ve Imperial askerleri de var. Ascension şehrinin Bio-Reign teröristleri tarafından bombalanmasından sonra Spencer&#8217;a tekrar ihtiyaç duyulur. Spencer da bir zamanlar ihanete uğradığı hükümetine vatanseverlik ve kişisel nedenlerden dolayı tekrar hizmet etmeye karar verir. İşte böylece yeni nesil Bionic Commando maceramızda başlamış oluyor. Spencer oyuna biyonik kolu olmadan başlıyor. Yapımcılar bu kolun değerini daha iyi anlayalım diye böyle bir şey yapmışlar çok belli. Ama hala senaryo gereği, göreve bir askeri en büyük silahından mahsur yolluyorlar anlamış değilim. Ascension Şehrinin yıkıntılara arasında oyuna başlıyoruz. İlk görevimiz, Spencer&#8217;ın biyonik kolunu bulmak. Sıradan bir TPS oyunundaki aksiyonları yaptıktan sonra, kola ulaşıyoruz ve esas macera da başlıyor. Bundan sonra oyunun esaslı bir eğitim bölümü var. Bazı oyunlar da eğitim bölümü öylesine yapılmıştır tam anlamıyla bir şey öğretmez. Ancak Bionic Comando&#8217;nun yapımcısı Grin oyunu tam anlamıyla öğreten bir eğitim bölümü hazırlamış. Ancak bu eğitim bölümünde yapabildiğimiz her şeyi, oyun sırasında hemen yapamıyoruz. Çünkü oyunda bir çeşit gelişme sistemi var. Mantıklı bir açıklamayla bu olayı senaryoya da uygun hale getirmişler. Mekanik kol sayesinde oyunda görebildiğimiz hemen her şey ile etkileşime geçiyoruz. TPS oyunlar da pek alışık olmadığımız bu özgürlük oyuncuyu etkiliyor. Üstelik fare sayesinde, oyunun kontrolleri konsol versiyonlarına kıyasla çok daha başarılı. Spencer fare ile işaretlediğimiz her yere, koluyla tutunabiliyor. Buralara kendini çekebiliyor. Aynı şekilde direk ya da reklam tabelası gibi şeylere de tutunup burada sallanabiliyoruz. Orijinal oyunun en büyük özelliği yeni nesilde de devam ediyor. Rearmed&#8217;daki gibi sarkaç misali sallanırken, fiziki kanunlara uymamız lazım. Bir yere ulaşmak için ya da daya yükseğe sıçramak için sallandıktan sonra, bu hareketten aldığımız gücü kullanmamız lazım. Kısacası, sallanmanın verdiği güç ile çok daha uzaklara sıçrayabiliyoruz. Dev haritalar ve yıkık şehirler de dolaşmamıza rağmen, oyun eski platform tadından hiçbir şey kaybetmemiş. Havada asılı balonlar, ağaçlar, reklam panolarıyla birlikte oyun hala platform gibi duruyor. Bir süre sonra kontrollere alışında, yaptığımız hareketler oyunu, çok zevkli hale getiriyor. Binadan binaya sallanmak oradan oraya zıplamak o kadar zevkli ki, bazen dövüşmeyi bırakıp sırf bu hareketleri yapmak için oradan oraya sallanıp durdum. Bu sefer Spencer&#8217;ın karşısında tam dişine göre düşmanlar var. Teröristler aynı onun gibi, biyonik parçalara sahip. Haliyle onlarla dövüşmek hem zor hem de bir o kadar zevkli. Super Joe bu oyunda bizi yönlendiren kişi olmuş. Bol bol telsiz konuşmasıyla, gideceğimiz yerleri anlatırken aynı şekilde bizi senaryo konusunda bilgilendiriyor.</p>
<p>Savaş bittiğinde askerlere ne olur?</p>
<p>Bionic Commando&#8217;da bol aksiyon az diyalog ve video mantığı var. Hikayeyi öğrenmek isteyenler için, yapımcılar telsiz konuşmaları ve etraftaki terminalleri hackleme özellikleri koymuşlar. Terminal hackleme oyunda en çok yapacağımız işlerden birisi. Bunu yapmak için, kolumuzu terminale fırlatıyoruz. Daha sonra da ekranda çıkan hackleme tuşuna basıyoruz. Bu sayede, cihaz etkisiz hale getirilmiş oluyor. Cihazı hackleyince aynı zamanda, düşmanın iletişim ağına da girmiş oluyoruz. Burada senaryoyla ilgili bilgileri öğreneceğimiz düşmanın yazışmalarını ve talimatlarını okuyabiliyoruz. Bionic Commando&#8217;da konu arka planda gözükebilir ama kesinlikle yetersiz değil. Aksine çok doyurucu ve merak uyandırıcı bir konu var. Telsiz konuşmalarıyla yapımcılar oyuna, eski savaş filmlerinin tadını koymaya çalışmışlar. Spencer ile Super Joe&#8217;nun konuşmaları, geçmişle ilgili hesaplaşmalar, vatanseverlik, ihanet ve ilk iki oyun arasındaki boşlukları doldurma gibi birçok konuyu işliyor. Konuşmaları sayesinde Spencer hareket edebildiği için, ben konu monu anlamam aksiyon isterim diyen oyuncular da oyundan gayet memnun olacaklar. Tam tersi düşünen ve oyunların konusuna hayran oyuncular ise bu ciddi ve dramatik ortamdan çok büyük zevk alacaklar. 20 yıl önce kim bu gayet erkeksi ve kaya gibi adamın büyük bir dramın parçası olacağını düşünebilirdi ki? Geçen zamanla birlikte aksiyon kahramanlarının da görevleri artmaya başladı. Eskiden kaslarını gösterip, silahla onu bunu vururlarken ve bunu yaparken umursamazca gülümserken, şimdi hikayeleriyle de insanları etkilemek zorundalar. Oyun her bakımdan yeni bir seri yaratma hedefinde olduğunu gösteriyor. Bionic Commando&#8217;da aksiyon dolu anlar yaşarken, bir yandan ise ilk oyunun öncesini anlatan dokümanlara ve konuşmalara tanık oluyoruz. Spencer&#8217;ın bu kola nasıl sahip olduğu ve tüm ülkenin sevdiği bir kahramanken nasılda gözden düştüğünü, film gibi bir senaryoyla öğreniyoruz. Hatta bu konuda oyunda bir espri bile var. Bir yerde Spencer&#8217;ın ve ilk oyundaki kahramanların dev heykelleriyle karşılaşıyoruz. Özellikle Spencer&#8217;ın heykelinde yazan &#8220;Kahramanlığın modası asla geçmez&#8221; sözü çok iyi bir gönderme olmuş. Bionic Commando&#8217;ya hem kendi hükümeti hem de teröristler tarafından hain gözüyle bakılıyor. Teröristler Biyonik Avı&#8217;na rağmen, hala hükümetin yanında olduğu için, FSA ise emirlere uymadığı için Spencer&#8217;a bu lakabı uygun görmüşler. Bu dramatik ve karanlık ortam oyuna en iyi şekilde yansıtılmış. Karşımızda harabeye dönmüş koca bir şehir var. Bu şehirde av ya da avcı olmak sizin yaratıcılığınıza bakıyor.</p>
<p>Bionic Commando&#8217;nun yarı serbest bir oynanış tarzı var. Kolun özellikleri ve platform tarzı dövüşler için en yaratıcı şekilde uygulanmış. Kolun güçlerini açmak ve daha güçlü olmak için öncellikle oyunun bize sunduğu challange görevlerini bitirmek lazım. Bunları yaptıkça, Spencer daha etkili bir ölüm makinesi hale geliyor. Kahramanımız üç tane silah türü kullanabiliyor. Birincisi sürekli elinde olan, tabanca diğeri ise FSA tarafından arada bir yollanan silahlar. Son olarak el bombalarıyla düşmanın korkulu rüyaları oluyoruz. Ancak oyuna alışana kadar düşman korkulu rüyamız oluyor. Joe&#8217;nun yolladığı silahlar, tasarım olarak müthiş. Ancak belirli zamanlar da bir kapsül ile atılıyor. Bu silahlar, Super Joe&#8217;nun orijinal karakteri olduğu Commando oyunundan kalma, makineli tüfek, müthiş yaratıcı bir tasarıma sahip pompalı tüfek, bomba fırlatan tüfek, olmazsa olmaz sniper ve roket atar. Bu silahlar belki her oyunda var ancak Bionic Commando&#8217;daki yaratıcı tasarımları sayesinde, bazılarını ilk kez kullanmış gibi olacaksınız. Özellikle, 5-6 kişiye aynı anda kilitlenip onları öldürebilen roket atar oyundaki en etkili ama bir o kadar da az bulunan silah. Ne yazık ki, senaryo gereği oyunda mermiler çok az bulunuyor. O yüzden onları deli gibi etrafa saçma yerine, tek tek sayıp altın gibi kullanmak lazım. Nişan alma sistemini daha iyi hale getirmek için Grin&#8217;in bu yıl içinde çıkan oyunlarında bulunan, yakınlaşma sistemi Bionic Commando&#8217;ya da eklenmiş. Ancak Wanted ve Terminator Salvation&#8217;dan farklı olarak Spencer her istediği yerde ve zamanda nişan alabiliyor. Diğer oyunlar da siper gerekliydi. Gelelim kolun özelliklerine. Biyonik kolumuz aslında oyundaki en etkili ve güçlü silah. Bu kol sayesinde, düşmanları kendimize çekip onları rahatça öldürebiliyoruz. Aynı şekilde tam tersini yapıp, kendimizi düşmana hızlı şekilde çekip ağırlığımızla ezilip ölmesini sağlayabiliyoruz. Etraftaki, taş, araba, metal eşya, kutu ve hatta düşmanların cesetleri gibi her türlü şeyi, kolumuzla havaya fırlatıp, sonra da ona havada tekrar vurup düşmanların üzerine atabiliyoruz. Bu hareketi yapması ve izlemesi, yazmasından daha zevkli diyebilirim. Aynı şekilde uzaktaki eşyayı, kolumuzla havaya kaldırıp, düşmanların üzerine fırlatabiliyoruz. Arabaları ve cesetleri, insanların üzerine fırlatmak pek düzgün bir davranış olmasa da oldukça zevkli oluyor. Özellikle düşmanları kendi üstlerinden düşen eşyalarla öldürmek oyunda en çok hoşuma giden şeydi. Bu tarz bir ayrıntıyı yapabileceğimiz çok fazla oyun yok.</p>
<p>Oyunun yarı serbest bir sistemi olduğunu söylemiştim. Spencer neredeyse yenilmez bir karakter. Ancak, radyasyon ve su ona mermilerden bile çok zarar veriyor. Bu iki maddeye yaklaştığı an hemen ölüyor. Tamam yapımcılar, görünmez duvar taktiği olarak radyasyonu oyuna koymuşlar. Ancak bazen öyle komik şeyler oluyor ki insanın oyuna olan bağlılığı kopuyor. Suya düşünce kolunun ağırlığından dolayı, Spencer boğulmaya başlıyor. Bu can sıkıcı olaylar dışında düşmanla istediğimiz gibi dövüşebiliyoruz. Koca şehir bizim için bir av alanı. Etrafımız düşmanlar tarafından sarılınca, en yüksek yere tırmanıp sonra onların üzerine atlayabiliyoruz. Spencer yüksekten düşünce ölmüyor, ancak özel hareketi sayesinde, düşmanları ezip öldürebiliyor. Aynı şekilde kolumuzla bir yere tutunup, sallanarak düşman mermilerinin hedeflerinden kaçabiliyoruz. Ancak, bizim de düşmanı vurmamız zorlaşıyor. Her daim Kara Murat gibi düşmana direk saldırmak zorunda değiliz. Kurnazlık yapıp, etraftan dolaşıp onlara pusu kurabiliyoruz. Ya da yüksek bir yere tutunup, kafalarına bomba atarak da bu işi halledebiliyoruz. Daha önce dediğim gibi, bu konu tamamıyla oyuncunun, yaratıcılığına bırakılmış. Özellikle Boss savaşları, Bionic Commando&#8217;nun en sinir bozucu ve zevkli anlarını yaşamınızı sağlıyor. Her Boss&#8217;u yenmek için özel bir taktiğe ihtiyacımız var. Bazılarını sadece kolumuzla, bazılarını silahla, bazılarını da her ikisiyle öldürebiliyoruz. Ancak çoğu yer de oyun bizden çeviklik bekliyor. Buna rağmen Spencer hiç de çevik bir karakter değil. Üstelik sağda solda takılı da kalabiliyor. Özellikle çeviklik ve hız gerektiren yerlerde bunun olması, gerçekten can sıkıcı.</p>
<p>Oyunun en büyük eksisi, kayıt sisteminin olmamasından kaynaklanıyor. Bunun yerine eski usul checkpoint sistemi kullanılmış. Yani her istediğimiz yerde oyunu kaydetmek yerine, belirli yerlerde oyun kendini kaydediyor. Konsolcular buna alışık ama bari PC versiyonunda yapımcılar düzgün bir save sistemi koysaymış. İlk oyundaki gibi, etrafta özel eşyalar topluyoruz. Bunların hepsini toplarsa, oyunla ilgili ekstra özellikler açılıyor. Ancak bu eşyalar öyle sapa ve ölümcül yerlerdeki, almak için bayağı uğraşmak gerekiyor. Normalde bu sorun değil hatta oradan oraya atladığımız için daha da eğlenceli olmalı. Ama save sistemi olmayınca tam bir işkence oluyor. Çünkü, 15-20 dakika uğraşıp, tüm adamları türlü türlü aksiyonla öldürdükten sonra, bir tane koleksiyon simgesinin almak için ölüyoruz. Bu genelde, radyasyon yüzünden oluyor, serpintili bölgeye kazayla yaklaşınca, kaçana kadar ölmüş oluyoruz. Peki ölünce ne oluyor? O 15-20 dakikalık aksiyonun başına dönüyoruz. Bir de bu ölümlerin, oyunun sistemi yüzünden olması insanı iyice kızdırıyor. Spencer yeterince çevik olmadığı için, tek bir düşman tarafından öldürülmek çok sinir bozucu. Mesela, ben bir bossu bayağı uğraşıp öldürdüm, ancak boss yere devrilirken üzerime düştü. Bu hareket sorunu yüzünden kaçamadığım için, boss ile tekrar dövüşmek zorunda kaldım. Kayıt sistemi oyunun hak ettiğinin çok altında değer görmesini sağlıyor. Bionic Commando grafik olarak müthiş özelliklere sahip. Mekanların tasarımı çok etkileyici, her yer iç karartıcı harabelerden oluşuyor. Ancak batan ve doğan güneş, akarsular, kızıl gök yüzü gibi müthiş doğa olayları bu karamsarlığı bozuyor. Bunlar o kadar iyi yansıtılmış ki, çoğu zaman oynamayı bırakıp bu doğa olaylarını izledim. Uzaktaki şeylerin daha bulanık görünmesi, hızlı aksiyon sahnelerinde, etrafı net görememek gibi detaylar oyunu çok daha zevkli kılıyor. Özellikle, aksiyon sahneleri ve eşya fırlatmada fizik kurallarının geçerli olması, yapımcıların ne kadarda uğraş verdiğinin göstergesi. Bionic Comando PC&#8217;ye gerçekten yeni nesil grafiklerle çıkan nadir oyunlardan. Spencer&#8217;ın biyonik kolundaki detaylardan, şelaledeki ışıltıya kadar bunu fark edebiliyoruz. Özellikle yağmurlu bir bölüm var ki, hem grafik hem tasarım hem de ses efektleri olarak, oynayanı zevkten dört köşe yapıyor. Seslendirmeler çok başarılı olmuş. Spencer&#8217;ı Faith No More solisti Mike Patton tarafından seslendirilmiş. Tam bir oyun hayranı olan Patton müthiş bir iş çıkartmış. Spencer&#8217;ın hem vahşi hem de duygusal yanları çok iyi yansıtılmış. Özellikle, gökdelenden düşmanların üzerinde atlarken, karakterin attığı çığlık insanı savaşmak için daha da istekli hale getiriyor. Super Joe ise en çok Wolverine&#8217;in sesi olarak bildiğimiz Steven Blum&#8217;a ait. Blum erkeksi ve sert karakter ses tonunu yine en iyi şekilde başarmış. Oyunun müzikleri ise, ortamla son derece uyumlu ve oyuncuyu içine çekiyor. Özellikle aksiyon sahnelerinde çalan bir müzik var ki, insanı daha fazla aksiyon için yalvartıyor. Bionic Commando yeni nesil macerasını, bazı sinir bozucu eksiklikleri olmasına rağmen, gayet başarılı bir şekilde tamamladı. Aksiyon sahneleri, konusu, yaratıcı özellikleri, müzikleri ve seslendirmeleriyle birlikte yılın en iyi oyunlardan birisi. Özellikle 80&#8242;lerin günümüzle buluşması konusunda yapımcılar çok iyi bir iş çıkartmış. Spencer günümüz aksiyon oyuncuları gibi davranırken 80&#8242;lerde kalma şekilde silahını karizmatik ve umursamazca kullanmaya devam ediyor. Bu tarz ufak ayrıntılar, oyunları sanat olarak görenleri mest edecek halde. Oyun bir yandan yeni bir serinin işaretlerini verirken öteki yandan eski defterleri kapattık da diyor. Umarım, Bionic Commando yeni bir seriyle devam eder. Aksiyon seven herkesin kesinlikle denemesi gereken bir oyun.</p>
<p>Kaynak: trGamer</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.parcapizza.com/oyun/bionic-commando.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>X-Men Origins Wolverine</title>
		<link>http://www.parcapizza.com/oyun/x-men-origins-wolverine.html</link>
		<comments>http://www.parcapizza.com/oyun/x-men-origins-wolverine.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Jul 2009 14:24:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[X-Men Origins İnceleme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.parcapizza.com/?p=1682</guid>
		<description><![CDATA[Film oyunları neden hep kötü olmak zorundadır? Öyle ya, yıllardır bir şekilde alıştık heyecanla beklediğimiz filmlerin, dijital dünyadaki karşılıklarının son derece özensiz ve kıytırık olmasına… Neden mi? İzninizle bir örnekle açıklayalım. Örneğin, altı ay sonra gösterime girecek olan çok beklenen bir filmin oyunu yapılacak ve diyelim ki oyunu EA dağıtacak. Şimdi devasa EA, bünyesindeki sayısız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Film oyunları neden hep kötü olmak zorundadır? Öyle ya, yıllardır bir şekilde alıştık heyecanla beklediğimiz filmlerin, dijital dünyadaki karşılıklarının son derece özensiz ve kıytırık olmasına… Neden mi? İzninizle bir örnekle açıklayalım. Örneğin, altı ay sonra gösterime girecek olan çok beklenen bir filmin oyunu yapılacak ve diyelim ki oyunu EA dağıtacak.</p>
<p><a href="http://www.parcapizza.com/wp-content/uploads/2009/07/x-men-origins-wolverine.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1683" title="x-men-origins-wolverine" src="http://www.parcapizza.com/wp-content/uploads/2009/07/x-men-origins-wolverine.jpg" alt="" width="300" height="171" /></a></p>
<p>Şimdi devasa EA, bünyesindeki sayısız geliştiriciden birini proje için seçiyor. Bu Pandemic olsun diyelim. Pandemic, film gösterime girmeden, kısıtlı bir bütçeyle ve kısıtlı bir zamanda projeyi yetiştirmek zorunda. Projenin bir de yeni nesil konsollar için piyasaya çıkacağını düşünelim. Alın size imkansız bir aşk hikayesi. Fakat nadiren tüm bu engelleri aşmış bir proje çıkar karşımıza… Odağını dağıtmamış, sadece oyunu daha iyi kılabilecek noktalara eğilmiş, temiz bir proje… Ne yalan söyleyelim, Wolverine’nin başına<span id="more-1682"></span> otururken oyundan hemen hemen hiçbir şey beklemiyorduk. Fakat ilerleyen dakikalarda Logan güçlendikçe, oyunun kalitesi de gitgide artıyordu.</p>
<p>Wolverine oldukça sıkı bir aksiyon oyunu. Oyunda, Adamantium pençeleri ve kendi kendine iyileşen bedeni ile Logan’ın, Wolverine oluş öyküsünü izliyoruz. Hikaye bize kah önceden renderlanmış kaliteli ara sahnelerle, kah oyun içi grafiklerle anlatılıyor. Şayet bir X-Men fanatiğiyseniz havaya girmeniz daha kolay olacaktır ancak oyunun sürükleyicilik konusunda bir sıkıntısı yok. Amerikan ordusunda özel time mensup olan Logan’ın Wolverine haline gelmesini, ezeli düşmanı Sabretooth’la olan mücadelesini ve düşmanlıklarının kökenini öğreniyorsunuz. Senaryo düzlemini tamamen filmden alan oyun, filmde değinilmeyen bazı ayrıntıları da konu ediyor. Wolverine’in oynanışı ise ilk başlarda biraz tekdüze gelse de yeni hareketlere ve güçlere ulaştıkça çeşitleniyor. Oyunda ilerledikçe daha fazla düşmanı aynı anda öldürebilecek güçlü hareketleri öğrenmeye başlıyorsunuz. En sonunda Logan düşmanların arasında dans eden, son derece güçlü bir ölüm makinesi haline geliyor. Oyundaki en büyük güzelliklerden biri de yaralarınızın yavaş yavaş kendiliğinden iyileşiyor olması. Savaşırken fazla hasar aldığınız zaman bedeniniz delik deşik oluyor ve bunu gerçek zamanlı olarak Logan’ın üzerinde görebiliyorsunuz. Bu noktada daha fazla hasar almaya devam ederseniz ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalıyorsunuz. Ancak saklanacak bir yer bulup dinlenirseniz yaralarınızın ağır ağır kapandığını görebilirsiniz. Düşman tipleri ise oldukça çeşitli ve her biri de farklı taktiklerle savaşı gerektiriyor. Örneğin, Champion kıvamı düşmanlar hem daha güçlüler, hem de kombolarınızı kesebiliyorlar. Boss savaşları hem eğlenceli, hem de sinir bozucu olabiliyor. Boss’ların her birinin bir zayıf noktası var ve bulana kadar birkaç kere ölebiliyorsunuz. İşin can sıkıcı olan diğer yanı ise bu zayıf noktalar dışında boss’lara kesinlikle zarar veremiyorsunuz. Önce zayıf noktayı bulmalı ardından birkaç kere devam edecek bir döngünün içine girmelisiniz. Kaç – saklan – vur, gibi…</p>
<p>Bir aksiyon oyununda önemli olan bir diğer nokta ise kuşkusuz harita tasarımlarıdır. Oyunun haritaları oldukça geniş ve zengin. Her zaman keşfedecek bir şeyler bulabiliyorsunuz. Oyunda nadir de olsa gidecek yolu bulmaya çalıştığınız bulmacalar bulunuyor. Özellikle Afrika bölümlerinde zaman zaman gözünüzü dört açmanız gerekebiliyor. Bu bölümler oyunun hızlı aksiyonunu bölmeyecek şekilde seyrek bırakılmış. Diğer taraftan haritaların bazı gizli noktalarında işinize yarayacak nesneler bulabiliyorsunuz. Oyunda zaman zaman heyecan verici ara sahnelerle karşılaşabiliyorsunuz. Doğru zamanda, doğru tuşlara basmanızı gerektiren bu sahneler son derece başarılı bir şekilde resimleniyor. Örneğin, oyunun ilk bölümlerinde bir helikopteri ele geçirdiğiniz bir sahne var ki gördüğünüz zaman ağzınızın açık kalacağını garanti ediyorum.</p>
<p>Wolverine’in grafikleri de gayet tatminkar seviyede. Gerek karakter modellemeleri olsun, gerekse de çevre tasarımı olsun oyun son derece şık görünüyor. Saniyedeki kare oranında (Frame per Second) zaman zaman düşmeler olsa da oyunun geneli gayet akıcı. Oyunu hem PlayStation 3, hem de Xbox 360’ta deneme şansımız oldu ve Xbox versiyonunun daha akıcı grafiklere sahip olduğunu gördük. Bu da yapımcıların halen PS3’ün Cell işlemcisine yeterince alışamadıklarını gösteriyor. Oyunun PS3 versiyonunda genel takılma ve yavaşlama problemleri bulunuyor.</p>
<p>Çeşitli düşmanlar, sayısız saldırı şekli, geliştirilebilir özellikler, özenle tasarlanmış haritalar. Wolverine, film oyunlarının kötü ününü bir nebze olsun düze çıkarabilecek bir marka. Yine de çok oynandığı zaman sıkabiliyor, bunu da bir kenara not edelim. Kimi teknik problemlerinin dışında, hızlı, eğlenceli ve sürükleyici bir macera Wolverine. Şayet bir X-Men hayranıysanız kaçırmayın, aksiyon oyunlarını seviyorsanız denemekten korkmayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.parcapizza.com/oyun/x-men-origins-wolverine.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni Psp Oyunları</title>
		<link>http://www.parcapizza.com/oyun/yeni-psp-oyunlari.html</link>
		<comments>http://www.parcapizza.com/oyun/yeni-psp-oyunlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Feb 2009 09:18:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Assassin's Creed]]></category>
		<category><![CDATA[LittleBigPlanet]]></category>
		<category><![CDATA[Rock Band]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.parcapizza.com/?p=1611</guid>
		<description><![CDATA[Assassin&#8217;s Creed, LittleBigPlanet ve Rock Band oyunları PSP&#8217;ye uyarlanıyor. Taze gelen haberler, PSP&#8217;lerinde Loco Roco oynamaktan sıkılan arkadaşlarımızı mutlu edecek cinsten. PSP için sonbahara kadar çıkarılması planlanan oyunlar arasında Assassin&#8217;s Creed, LittleBigPlanet ve Rock Band isimleri telaffuz ediliyor. Bu oyular arasından LittleBigPlanet, PSP için baştan yaratılacak, platforma özgün ortamlar ve bölümler hazırlanacak. Rock Band ise [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Assassin&#8217;s Creed, LittleBigPlanet ve Rock Band oyunları PSP&#8217;ye uyarlanıyor.</p>
<p>Taze gelen haberler, PSP&#8217;lerinde Loco Roco oynamaktan sıkılan arkadaşlarımızı mutlu edecek cinsten. PSP için sonbahara kadar çıkarılması planlanan oyunlar arasında Assassin&#8217;s Creed, LittleBigPlanet ve Rock Band isimleri telaffuz ediliyor.<br />
<a href="http://www.parcapizza.com/wp-content/uploads/2009/02/psp.jpeg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1612" title="psp" src="http://www.parcapizza.com/wp-content/uploads/2009/02/psp.jpeg" alt="" width="207" height="260" /></a><br />
Bu oyular arasından LittleBigPlanet, PSP için baştan yaratılacak, platforma özgün ortamlar ve bölümler hazırlanacak. Rock Band ise Wi-Fi desteği kullanılarak hazırlanan çevrimiçi satış mağazası aracılığıyla içerik olarak sürekli yenilenebilecek. Ubisoft&#8217;un Assassin&#8217;s Creed oyunu ise -söylentilere göre- özel bir PSP paketi şeklinde satışa sunulacak. Bunların dışında adı geçen oyunlar ise: &#8220;MotorStorm Arctic Edge&#8221;, &#8220;Madden NFL 10&#8243; ve &#8220;Tiger Woods PGA TOUR 10&#8243;</p>
<p>Yahoyt</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.parcapizza.com/oyun/yeni-psp-oyunlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>World of Warcraft: Wrath of the Lich King &#8211; Oyunda En Hızlı</title>
		<link>http://www.parcapizza.com/oyun/world-of-warcraft-wrath-of-the-lich-king-oyunda-en-hizli.html</link>
		<comments>http://www.parcapizza.com/oyun/world-of-warcraft-wrath-of-the-lich-king-oyunda-en-hizli.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Nov 2008 12:36:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[World of Warcraft]]></category>
		<category><![CDATA[Wrath of the Lich King]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.parcapizza.com/?p=1198</guid>
		<description><![CDATA[Blizzard Entertainment, World of Warcraft’ın ikinci genişleme paketi Wrath of the Lich King’in ilk 24 saat içinde 2.8 milyon kopyanın üzerinde satarak tüm zamanların en hızlı satan PC oyunu olduğunu duyurdu. Önceki rekor, ilk 24 saatte satılan 2.4 milyon kopya ile 2007 Ocak ayında çıkan Blizzard’ın ilk World of Warcraft  genişleme paketi The Burning Crusade’e [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Blizzard Entertainment, World of Warcraft’ın ikinci genişleme paketi Wrath of the Lich King’in ilk 24 saat içinde 2.8 milyon kopyanın üzerinde satarak tüm zamanların en hızlı satan PC oyunu olduğunu duyurdu.<br />
<a href="http://www.parcapizza.com/wp-content/uploads/2008/11/wrath-of-the-lich-king.jpeg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1199" title="wrath-of-the-lich-king" src="http://www.parcapizza.com/wp-content/uploads/2008/11/wrath-of-the-lich-king.jpeg" alt="" width="207" height="300" /></a><br />
Önceki rekor, ilk 24 saatte satılan 2.4 milyon kopya ile 2007 Ocak ayında çıkan Blizzard’ın ilk World of Warcraft  genişleme paketi The Burning Crusade’e aitti. Blizzard Entertainment CEO’su Mike Morhaime, “Wrath of the Lich King  şimdiye kadar oyun için yarattığımız en iyi içeriklerden bazılarına sahip” dedi. Yeni paket çıkmadan once  World of Warcraft’ta abone sayısı 11 milyonu aşmış, dünyanın en popüler abonelik bazlı online rol yapma oyunu pozisyonunu daha da güçlendirmişti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.parcapizza.com/oyun/world-of-warcraft-wrath-of-the-lich-king-oyunda-en-hizli.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hükümran Senfoni Online</title>
		<link>http://www.parcapizza.com/oyun/hukumran-senfoni-online.html</link>
		<comments>http://www.parcapizza.com/oyun/hukumran-senfoni-online.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Aug 2008 07:53:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Hükümran Senfoni Online]]></category>
		<category><![CDATA[Hükümran Senfoni Oyunu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.parcapizza.com/?p=591</guid>
		<description><![CDATA[ODTÜ Teknopark’ta genç yazılım mühendisleri tarafından geliştirilen ve dünya oyun pazarında yarışa giren Hükümran Senfoni Oyunu, internet üzerinden 3 ayda 100 bin kullanıcıya ulaştı. ODTÜ Teknopark’taki Ceidot Oyun Stüdyoları yöneticisi Erkan Bayol, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 9 Mayıs 2008’de 1. Tur Açık Beta testlere başlayan Hükümran Senfoni Online’ın, 3 ay içerisinde 100 bin kayıtlı kullanıcı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ODTÜ Teknopark’ta genç yazılım mühendisleri tarafından geliştirilen ve dünya oyun pazarında yarışa giren Hükümran Senfoni Oyunu, internet üzerinden 3 ayda 100 bin kullanıcıya ulaştı. ODTÜ Teknopark’taki Ceidot Oyun Stüdyoları yöneticisi Erkan Bayol, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 9 Mayıs 2008’de 1.<br />
<a href="http://www.parcapizza.com/wp-content/uploads/2008/08/hukumran-senfoni.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-592" title="hukumran-senfoni" src="http://www.parcapizza.com/wp-content/uploads/2008/08/hukumran-senfoni.jpg" alt="" width="300" height="230" /></a></p>
<p>Tur Açık Beta testlere başlayan Hükümran Senfoni Online’ın, 3 ay içerisinde 100 bin kayıtlı kullanıcı barajını geçmeyi başardığını bildirdi. Bayol, oyunun henüz açık beta aşamasında bulunmasına rağmen Türk oyunseverlerin gösterdiği ilgi ve güvenin &#8220;olağanüstü&#8221; olduğunu söyledi, Türkiye’de en çok oynanan ve Almanya’da üretilen tarayıcı tabanlı oyunlardan Travian’ın 2004 yılında yayınlanmaya<span id="more-591"></span> başlandığını ve o dönemden bugüne kadar Türkiye’de 400 bin dolayında oyuncusu olduğunu anlatan Bayol, &#8220;Yani 4 yılda 400 bin seviyesine gelmiş bulunuyorlar ki bu rakam ciddi bir başarıdır&#8221; dedi. Yine Almanya’da geliştirilen Ogame’nin 2002’de çıktığını ve Türkiye’deki oyuncu sayısının da 300 bin civarında olduğunu ifade eden Bayol, şöyle konuştu: &#8220;Bu oyunlar, dünyanın en büyük yayıncıları tarafından yayınlanan ve çok eski oyunlar. Kendi türlerinde hepsi birer klasik. Bu oyunların bu kadar uzun zamanda ulaştığı oyuncu kitlesine bakarsak Hükümran Senfoni<br />
Online’ın henüz test aşamasında olmasına rağmen, 3 ay gibi kısa bir zamanda 100 bin rakamını geçmesi ciddi bir başarı. Büyük ihtimalle oyun, Türkiye’de bugüne kadar en hızlı büyüyen tarayıcı tabanlı oyun oldu. Bu hızla giderse birinci yılın sonunda Türkiye’nin en çok oynanan tarayıcı tabanlı oyunu olacak.&#8221;</p>
<p>YURT DIŞINDA YAYINLAMAYI İSTİYORLAR</p>
<p>Ar-Ge faaliyetlerinde önceliklerinin Türkiye olduğunu belirten Bayol, oyuna ilişkin hedefleriyle ilgili şunları kaydetti: &#8220;Oyunu elimizden geldiğince mükemmel hale getirmek için özellikle yurt dışı ile olan yayıncılık görüşmelerimizi durdurduk. Pek çok firma oyunun başarısından haberdar. Oyunu hemen hemen hepsi yurt dışında yayınlamayı istiyorlar, ancak hem daha cazip şartlarda anlaşma imzalayabilmek için, hem de birden çok pazara odaklanarak şu an iş gücümüzü fazla bölmemek için şu an bir sonuca gitmeye çalışmıyoruz&#8221; dedi. Oyunun Türkiye’de bu hafta içinde satışlarına başlayacağını ve test aşamasından büyük ölçüde çıkmış olacağını söyleyen Bayol, &#8220;Oyuna yeni bir şey ekleme yerine sadece oyunu sağlıklı bir şekilde ayakta tutacağız ve yurt dışı pazarları için anlaşmalar üzerinde çalışmalarımıza yıl sonlarına doğru başlayacağız&#8221; diye konuştu. Erkan Bayol, oyunun herkes için ücretsiz olarak hso.mynet.com adresinden<br />
oynanabileceğini bildirdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.parcapizza.com/oyun/hukumran-senfoni-online.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

